Reklamı Geç
Advert

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekilliği seçimleri kapsamında Rize’de düzenlenen mitingte hemşehrilerine hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de admin

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bay Muharrem Amerika'dan gelecek yeni telefonu bekleyedursun, biz dün Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ukrayna, Sırbistan cumhurbaşkanlarıyla beraber Türkiye bölgesini enerji merkezine dönüştüren TANAP Projesi'ni hayata geçirdik." dedi.

Erdoğan, partisince valilik önünde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmaya "Anayurdum, baba ocağım" diye nitelediği Rize'yi selamlayarak başladı.

Memleketine kavuşmaktan duyduğu memnuniyeti aktaran Erdoğan, "Bakalım beğenecek misiniz? 'Rize'de güzeller var, hepsi de dane dane, hiçbirine kanmadım sensun yine bir tane', ülkemizde 81 tane güzel var ama bizim gözümüzde Rize hep bir tane." diye konuştu.

Kendilerini bağrına basan tüm Rizelilere şükranlarını sunan Erdoğan, "Memleketimi çok özlemiştim, anlaşılan Rize de bu evladını özledi." ifadesini kullandı.

Ovit Tüneli'nin açılışını gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bundan sonra İspir'e kuru fasulyeye çok daha hızlı gideceksiniz, Erzurum'a aynı şekilde. Ben karşımda yine rekora, yine zirveye koşan bir Rize görüyorum. Sandıkları patlatacak mıyız? Türkiye'de bir numara olacak mıyız? Aman ha. Bu meydanda 24 Haziran'ın gelmesini iple çeken bir Rize görüyorum."

"Anayurdum, baba ocağım Rize'ye soruyorum" diyen ve 24 Haziran'da güçlü Meclis, güçlü hükümet ve güçlü Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsını, Mecliste AK Parti'yi desteklemeye hazır olup olmadıklarını soran Erdoğan, olumlu yanıt alması üzerine, "Rize kararını çoktan vermiş, 24 Haziran demokrasi bayramımız şimdiden hayırlı olsun." ifadesini kullandı.

Rize'nin sadece buradan ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'nin dört bir yanında bizim hemşehrilerimiz var mı? Var. Yurt dışında var mı? Ben sizden evladınız, kardeşiniz olarak bir şey rica ediyorum, hepsini bunların tek tek telefonla arayacaksınız. Tamam mı? Yurt dışını arayacaksınız ki inşallah hem burada hem ülkemin her yerinde bunu başaralım. Kimisi gelir 'gelininizim' der, kimi gelir 'ben işte şöyleyim' der filan falan, siz zaten ne yapacağınızı biliysunuz. Biz iş yapmaya geliyoruz, iş, laf değil. Laf ola beri gele değil, onlara sorsan 16 sene önce nasıl bir Rize vardı inanın bilmezler."

“OVİT TÜNELİ’YLE, TÜRKİYE’Yİ BİR HAYALİYLE DAHA BULUŞTURDUK”

Rize'ye sadece miting için gelmediklerini Karadeniz bölgesi için tarihi bir ana şahitlik ettiklerini aktaran Erdoğan, Trabzon'da da Rize gibi muhteşem bir katılımla miting yaptıklarını bildirdi.

Erdoğan, "Bölgemizin yaklaşık 1,5 asırdır hayalini kurduğu devasa bir projenin açılışını yaptık. 2012 yılında bismillah diyerek ilk kazmayı vurduğumuz Ovit Tüneli'nin bugün açılışını yaptık. Maliyetini yaklaşık rakam vereyim, 1,5 katrilyon. 6 senede bitti. Buradan emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum, Başbakanımıza, bakanlarımıza teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Tünelin, 14,5 kilometre gidiş, 14,5 kilometre geliş olan ve dünyada eşi benzeri az bulunanlardan olduğuna işaret eden Erdoğan, "Rize'ye, Erzurum'a bu yakışır, bunu yaptık. Açılışını yaptığımız bu İkizdere-İspir yolu, Ovit Tüneli ve bağlantı yollarının şehirlerimize ve bölgemize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Şimdi birileri kekle pastayla muhallebiyle uğraşırken, hamdolsun biz Türkiye'yi bir hayaliyle daha buluşturduk." ifadesini kullandı.

Eskişehir'de dün TANAP açılışını yaptıklarını anımsatan ve bunun hem Türkiye için hem Avrupa için faydalı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, açılışı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vucic, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile gerçekleştirdiklerini anımsattı.

“MUHALEFET NE KADAR VİZYONER OLURSA, ÜLKE SİYASETİNİN KALİBRESİ DE O DERECE YÜKSEK OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bununla bir şey anlatmak istiyorum, Türkiye neler yapıyor, nelerle uğraşıyor onlar nelerle uğraşıyor. Bay Muharrem Edirne'deki terörist destekçisini yargıdan kurtarmanın hesabını yaparken biz Rizeli, Erzurumlu, Trabzonlu hemşehrilerimizi yol eziyetinden kurtardık. Bay Muharrem Amerika'dan gelecek yeni telefonu bekleyedursun, biz dün Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ukrayna, Sırbistan cumhurbaşkanlarıyla beraber Türkiye bölgesini enerji merkezine dönüştüren TANAP Projesi'ni hayata geçirdik. Bin 850 kilometre uzunluğundaki TANAP ile tarihte ilk kez Hazar gazının ülkemize ve Avrupa'ya taşınmasını sağladık. Bunlar neyin hayır, neyin şer olduğunun bile farkında değil."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, cari açığı falan hallederiz. Ülkemizin şu an en büyük açığı, muhalefet açığıdır. Onu da halledeceğiz. Ülkemizin 16 yılda müspet yönde mesafe alamadığı tek alan muhalefetin kalitesi ve kalibresidir." dedi.

Erdoğan, miting meydanındaki dev ekrandan, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, "apolet" tartışmasına ilişkin kendisine sorulan, "Kandil harekatı öncesi böyle bir tartışma askerin moralini olumsuz etkilemez mi?" sorusu üzerine söylediği "Ne demek yani, sadece askerin mi morale ihtiyacı var? Siyasetçinin morale ihtiyacı yok mu? Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar. Benim moralim ne olacak? Asker de benim moralimi düşünecek." ifadesini dinletti.

Bunun üzerine Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ne diyor? Kandil'e operasyon yapamayacaklar. Bay Kemal, senin karşında Erdoğan var. Daha dün 20 uçakla 14 noktayı yok ettik, Kandil'de. Gerekirse Sincar'da. Bunlar bize ne demişlerdi? 'Afrin'e girmeyin. Cerablus'a girmeyin.' Biz Afrin'e de Cerablus'a da girdik mi? Afrin'de 4 bin 600 civarında teröristi etkisiz hale getirdik mi? Bay Kemal, Bay Muharrem biz buyuz. Çıkmış diyor ki; 'Ben zenci Türklerdenim, Erdoğan beyaz Türk.' Ne dersen de bunlar tutmaz. Ben bu ülkenin has evladıyım. Hiçbir zaman beyaz Türk olmakla övünmedim. Sadece bu memleketin, bu milletin hizmetkarı olmakla övündüm. Çünkü bu millete efendi olmaya gelmedik, hizmetkar olmaya geldik. Biz bununla dolaştık."

 

İnce ve Kılıçdaroğlu'nun Adalet Bakanlığına dört avukat gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, bu hukukçuların oradaki evrakları incelediğini, daha sonra Kılıçdaroğlu'na bilgi verdiğini bildirdi.

Bunun üzerine Kılıçdaroğlu'nun, "Evrakları incelediler arkadaşlarımız. Ben de okudum, gördüm ki Feto'nun Türkiye'ye gönderilmesi noktasında Amerika üzerine düşen görevi yapmıyor." dediğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Böyle her zaman doğru şeyler söylemez. Burada söyledi. Öyle veya böyle biz, doğruluktan yanayız, dürüstlükten yanayız. Şimdi muhalefet şehir hastanelerini, üçüncü havalimanını kapatmanın vaadini verirken, biz 2018'in ilk çeyreğinde ekonomimizi yüzde 7,4 oranında büyüttük. Böylece Türkiye'yi ilk çeyrekte OECD ülkeleri arasında birinci, G-20 ülkeleri arasında da ikinci sıraya çıkardık. Şimdi kalkıyor, bunu da beğenmiyor. Esnafa, sanatkara, 'Senin cebindeki para büyüdü mü?' diyor. Bu kadar işsize iş imkanı sağlayan bu hükümet değil mi? Bu işsizlere bu kadar iş imkanı sağlanırken bu, büyüme değil mi? Diyorum sana, sen ekonomiden anlamazsın."

- "Diplomatik başarıya imza attık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İnce'nin Diyarbakır mitingine de değinerek, "Bay Muharrem, HDP sempatizanlarıyla Diyarbakır'da miting yaparken, biz Amerika ile anlaşıp Münbiç'i, bölücü terör örgütünün zulmünden kurtardık. Tüm engellemelere, sıkıntılara rağmen kararlı dik duruşumuzla önemli bir diplomatik başarıya imza attık. Batı'da Rusya, İran birlikte. Doğu'da aynı şekilde Amerika ve koalisyon güçleriyle bu işleri bitirdik. Onlar ise lafla peynir gemisi yürütmeye çalışıyor." dedi.

İnce ile Kılıçdaroğlu'nun, "Adalet Bakanlığı'nın, FETÖ ele başını Amerika'dan usulünce istenmediği" iddiaları üzerine yaptıkları farklı konuşmalarını dev ekrandan izleten Erdoğan, şunları aktardı: "Bay Kemal, 'Amerika'nın bunu iade etmesi lazım' diyor, Bay Muharrem ise 'Bana bunun belgesini göster.' İşte buyur, çırak ne diyor, genel başkanı ne diyor. Zaten mesele ne? Bay Kemal, Bay Muharrem'i başından savmak için aday yaptı. Seçimden sonra daha da başka bir yol olacak. Bunun için irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak diyoruz. Vakit Türkiye vakti diyoruz."

Erdoğan, güçlü demokrasinin en önemli şartının güçlü muhalefet olduğunu vurguladı. Erdoğan, muhalefet ne kadar kaliteli, ne kadar vizyoner olursa bir ülkenin siyaset kalibresinin de o derece yüksek olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "Maalesef bu konuda ciddi bir eksiklik yaşanıyor. Biz, cari açığı falan hallederiz. Ülkemizin şu an en büyük açığı, muhalefet açığıdır. Onu da halledeceğiz. Ülkemizin 16 yılda müspet yönde mesafe alamadığı tek alan muhalefetin kalitesi ve kalibresidir. Çapsız muhalefet, bırakınız milletimizin ufkunu açmayı, sürekli paçasından çekiyor. Açık söylüyorum Türkiye, bütün amacı yıkmak, sabote etmek, durdurmak olan bir muhalefeti hak etmiyor. Milletimiz sürekli yasakların, darbelerin, antidemokratik güçlerin yanında saf tutan bir muhalefet anlayışını da hak etmiyor."

- "Sen korkaksın, korkaklar zafer anıtı dikemez"

Erdoğan, 15 Temmuz gecesi yaşananlara dikkati çekerek, şunları kaydetti: "15 Temmuz gecesi ben Marmaris'ten geliyorum. Gece saat 23.17, Kılıçdaroğlu nerede? Atatürk Havalimanı'nda. Tanklar orada. Ama on binler de orada. Ne yaptı? O hemen, tanklarla görüşmeleri yaptılar, daha sonra tankların arasında Bakırköy Belediyesine geçti. Ben de gece 03.00 civarında falan oraya indim. İndiğimde F-16'lar orada uçuyor. O şekilde indik oraya. 'Bana haber verseydi' diyor. Bay Kemal, ben milletime haber mi verdim? Sadece şunu söyledim. 'Milletimi meydanlara çağırıyorum' dedim, milletim oraya geldi ama sen gelemedin. Daha önce ne dedin? 'Böyle bir şey olsa ilk defa tankın önüne ben çıkarım.' Sen tankların arasından kaçtın. Sen korkaksın, korkaklar zafer anıtı dikemez."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son zamanlarda muhalefetin adayı milliyetçi, muhafazakar, mütedeyyin kesime şirin gözükmek için adeta 40 takla atıyor." dedi.

Bu ülkenin sözleriyle icraatları, içi ile dışı taban tabana zıt, iki yüzlü bir muhalefeti hak etmediğini belirten Erdoğan, "Son zamanlarda muhalefetin adayı milliyetçi, muhafazakar, mütedeyyin kesime şirin gözükmek için adeta 40 takla atıyor. Oysa bu zatın Meclisteki icraatlarına bakıyorsunuz tam bir fecaat. Adalet ve hukuk dersinde zaten sınıfta kalmış. Hak ve özgürlükler noktasında karnesi kırıklarla dolu. En başarılı olduğu alan yasakçılık, cuntacılık, darbe severlik." diye konuştu.

“BU ÜLKENİN ÇOCUKLARININ EŞİT ŞARTLARDA ÜNİVERSİTE SINAVINA GİRMESİNİN ÖNÜNDE DİKİLENLER BUNLARDI”

2008 yılında Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte, 411 milletvekilinin oyuyla kamuda başörtüsü yasağını kaldırdıklarını; ancak söz konusu adayın da içinde yer aldığı 122 milletvekilinin kararın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatan ve vatandaşların özgürlük alanlarını genişleten tüm düzenlemelere en fazla karşı çıkan, tepki gösteren vekillerden birinin Muharrem İnce olduğunu ifade eden Erdoğan, 2008'de MHP ile beraber son derece tarihi bir anayasa değişikliği gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Erdoğan, iki partinin bir olup 411 milletvekilinin oyuyla 28 Şubat darbecilerinin mirası olan kamuda başörtüsü yasağını kaldırdıklarını söyledi. Bunun üzerine darbe heveslisi kimi medya organlarının ertesi gün "411 el kaosa kalktı" manşetleri attığını anımsatan Erdoğan, CHP'nin de laiklik üzerinden toplumun belli kesimlerini ve vesayet odaklarını kışkırtmaya başladığını, Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce'nin de aralarında yer aldığı 122 milletvekilinin kararın iptali için soluğu Anayasa Mahkemesi'nde aldığını aktardı. Erdoğan, dönemin Anayasa Mahkemesinin de teamülleri ve hukuku hiçe sayarak, ideolojik bir tavırla CHP'nin başvurusunu kabul ettiğini ve düzenlemenin iptaline karar verdiğini aktardı.

Muharrem İnce'nin 2009'da TRT'de çalışan kadın kameramanın başını bereyle kapatmasına tahammül edemediğini ve hükümete soru önergesi verdiğini anlatan Erdoğan, beş yıl sonra sorunu kökten çözene kadar, İnce'nin imzası nedeniyle başörtülülerin çile çekmeye devam ettiğine dikkati çekti.

Erdoğan, imam hatip ve meslek liselerinde uygulanan katsayı zulmünü kaldırdıklarında da en büyük muhalefeti İnce'nin yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "O gün başörtüsü özgür olmasın diye imza atan Bay Muharrem, bugün seçim meydanlarında olmadık taklalar atıyor. O gün yasakların devamı için Anayasa Mahkemesi'nin kapısında nöbet tutan Bay Muharrem, bugün meydanlarda özgürlükten bahsediyor. 'İsteyen başını örter isteyen başını açar' diyor. Biz senin cemaziyelevvelinizi biliyoruz. Neler yaptığınızı biliyoruz. Bunun adı siyaset değil, bunun adı takiyedir, omurgasızlıktır, iki yüzlülüktür. FETÖ'cü taktiklerle Pensilvanya'dan aldığınız akıllarla vatandaşlarımızın aklını çelebileceğinizi zannetmek, tamamen beyhude bir uğraştır. Bu millet takiyecilere nasıl 15 Temmuz'da meydanı bırakmadıysa onların çakmalarına da 24 Haziran'da meydanı bırakmayacak. Benim vatandaşım takiye değil adamın siciline bakar."

“ÇİFT DİLLİ VE İKİYÜZLÜ SİYASETİ PARTİMİZİN KAPISINDAN İÇERİ SOKMADIK”

- "Siyaset ahlakımızda yapamayacağı şeylerin sözünü vermek yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar miting meydanlarında ne söylediyse Meclis’te de aynısını söylediğini, Diyarbakır’da, Hakkâri’de neyi savunduysa Rize, Giresun ve Adana’da da aynısını savunduğunu vurguladı ve şunları ekledi: “Çift dilli, çift kimlikli, ikiyüzlü siyaseti asla partimizin kapısından içeri sokmadık. Üç-beş oy uğruna değerlerimizden, ilkelerimizden taviz vermedik. Bizim geleneğimizde takiye yoktur. Bizim karakterimizde doğuda başka, batıda başka konuşmak yoktur. Bizim siyaset ahlakımızda yapamayacağı şeylerin sözünü vermek yoktur. Bizim siyasetimiz birlik, dirlik ve bolluk siyasetidir.”

Seçim kazanmanın değil ülkeyi irade, erdem, cesaretle şahlandırmanın mücadelesini verdiklerini vurgulayan ve Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımanın sancısını yaşadıklarını; şehirler, ilçeler ve vatandaşlar arasında ayrım yapmadan 81 milyona hizmet etmek için geceyi gündüze katarak çalıştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 16 yılda Rize’ye 16,5 milyar liralık yatırım yaptıklarını hatırlattı.

Vatandaşların öğretmen alımına ilişkin talebi üzerine Erdoğan, "Bu sene 20 bin öğretmen daha alacağız." dedi.

Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırmanın, 2053 ve 2071 vizyonlarıyla buluşturmanın hayalini kurduklarını dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımanın sancısını yaşadıklarını ifade etti.

RİZE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

- "3 bin 50 kişi kapasiteli yurt binaları açılacak"

Son 16 yılda Rize'ye 16,5 katrilyon yatırım yaptıklarını bildiren Erdoğan, bin 783 yeni derslik ve 4 bin 472 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurtları inşa edildiğini dile getirdi. Erdoğan, akademisyenlere de konutlarının yapıldığını ve bitmek üzere olduğunu aktardı.

Üç yıla kadar Rize, Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Güneysu ve Pazar'da toplamda 3 bin 50 kişi kapasiteli yurt binalarının açılacağının bilgisini veren Erdoğan, 400 yataklı Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile 250 yataklı Rize Devlet Hastanesi'nin de aralarında bulunduğu 26 sağlık tesisi yapıldığını söyledi. Erdoğan, 2 sağlık tesisinin inşası, 12 tesisin proje ve ihale çalışmasının devam ettiğini kaydetti.

“MİLLETİN TERCİHİ; YIKIMDAN DEĞİL, İNŞADAN VE İHYADAN YANA”

24 Haziran’da iki farklı zihniyetin yarıştığını; bir tarafta durdurmaktan, kapatmaktan, çürümeye terk etmekten bahseden bir yıkım ekibinin, diğer tarafta Türkiye’yi yeni projeler, yeni eserler ve yeni hizmetlerle şahlandırmak isteyen AK Parti’nin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir tarafta Afrin kahramanlarına dil uzatan pespaye bir anlayış var, diğer tarafta mücadelemizi yeni zaferlere taşımaya çalışan kararlı bir duruş var. Bir tarafta istismar ve korku siyaseti var, diğer tarafta hizmet siyaseti var.”

Milletin tercihinin yıkımdan değil, inşadan ve ihyadan yana olduğunu gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 Haziran Türkiye’de yeni bir dönemin ilk adımıdır. 24 Haziran Türk demokrasinin bayram günü olacaktır. 24 Haziran büyük ve güçlü Türkiye’nin müjdesidir. Ülkemizin gelecek asrının şekilleneceği bu kritik seçimlerde bir an olsun rehavete kapılamayız” sözlerine yer verdi.

Hangi sebeple olursa olsun sandıkların boş bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” vurgusunda bulundu ve “İşte bunu ihya edebilmek için; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diye ekledi.

Erdoğan, konuşmasının ardından alandan ayrıldı. İftarını Rize sahilinde bir restoranda yapacak olan Erdoğan, ardından Güneysu ilçesinde bu akşam televizyon programına katılacak. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaşıkçı soruşturmasında tanık ifadeleri ortaya çıktı
Kaşıkçı soruşturmasında tanık ifadeleri ortaya çıktı
Sözleşmeli öğretmen başvuruları kasımda başlıyor
Sözleşmeli öğretmen başvuruları kasımda başlıyor