Nacettin Hatipoğlu Yazdı:Nasip buraya kadar..!

Nasip buraya kadar..!

Nacettin Hatipoğlu Yazdı:Nasip buraya kadar..!
Nacettin Hatipoğlu Yazdı:Nasip buraya kadar..! admin

2004 yılında sadece bir dönem olarak düşündüğümüz, yani 5 yıllığına geldiğimiz süreyi ancak üçüncü dönemin sonunda ve gönül rahatlığı içerisinde nihayete erdiriyorum. 
Karmaşık duygular içerisinde olduğumu sakın düşünmeyin. Zira geçen zaman içerisinde belediyemizin halkla ilişkiler birimi faaliyete geçirilmiş, basın, yayın, sosyal ve kültürel faaliyetlerlerin yanında, daha birçok yeni hizmetin verilmesinde karınca kararınca katkı vermişiz daha ne olsun.
Allah biliyor; çalıştığımız yıllar boyunca her zaman klasik kamu çalışanı mantığından uzak durmaya özen gösterdim. Yine Allah şahittir ki, hiçbir zaman, hiçbir kimseye, hiçbir ayırım gözetmeden sorumluluklarını yerine getirme gayreti içinde bulundum. Keza 2007 yılında memur olma imkânı verilmişken bile siyaseten de, hizmet etme anlayışıma halel getirir düşüncesiyle mevcut statümde yani işçi pozisyonunda kalmayı yeğleyerek bu günlere ulaştım. Elhamdülillah.
Gelinen bu noktadan sonra artık bu sorumlulukları heyecanı ve enerjisi yüksek arkadaşlara bırakmamızın daha doğru olacağı kanaatine varmış bulunuyorum. Neticede her birimiz bütün görevleri er ya da geç bir başkasına devrettiğimiz hayatı yaşıyor değilmiyiz? Dolaysıyla bende hatasıyla sevabıyla nasip buraya kadarmış diyor ve Çayeli Belediyesindeki görevimizi bugün itibariyle noktalıyoruz. 
Çok şükür Rabbime, bu görevler sayesinde ülkemin, ümmetin ve tüm mazlumların yegâne umudu haline gelmiş dünya lideri Reisimize ve onun önderliğinde ki kutlu davaya bir nebze katkım olabildiyse kendimi mutlu addediyorum. 
Ayrıca dolu dolu geçen bu süre zarfında aileme ve çocuklarıma bırakacak başka bir hayat hikâyemizin daha oluşmasına vesile olduğu için de yine Rabbime sonsuz hamd ediyor, sebep olanlardan Allah razı olsun diyor ve üzerimde hakkı bulunan herkese ayrı ayrı teşekkürü bir borç biliyorum. 
On beş yıl boyunca birlikte görev yapmış olduğumuz başkanından en alt birimine kadar bütün kademelerinde ki tüm arkadaşlarımdan haklarını helal etmelerini istirham ediyorum. 
Bu bağlamda en fazla nüfusunuzu teşkil eden diyarı gurbetteki hemşehrilerimiz başta olmak üzere, ilçemizin suyunu içmiş, havasını solumuş herkesten ve halen güzel ilçemde yaşamakta olan tüm Çayeli’lerden helallik diliyorum. 
Göreve başladığımız ilk zamanlarda, dışarıdan belediyemize gelerek birim faaliyetlerimize karşılıksız destek vermiş birçok arkadaşım olmuştur, bu değerli kardeşlerimin hepsine özel teşekkür ediyorum. 
Ayrıca çalıştığımız yıllar içerisinde gerek kurumum için, gerekse siyasi görüşlerimizden ötürü gönlünü kırdıklarım olmuştur. Bunların arasında çocukluktan beri arkadaşım olanlar da vardır, hepsinden af diliyorum.
Bizi hiç tanımadan, bir çayımızı bile içmeye tenezzül etmediği halde tamamen ön yargı veya dedikodu varı bilgilerle yanlış değerlendirenleri, kurumsal anlamda işleri görüldüğü halde asla memnun olmayan bazı tipleri ve vatandaşımızın işini takip ederken karşılaştığımız problemli kişilikleri de ben af ediyorum.
Lakin içlerinde bir müptezel var ki o zatla, kendi tercihi ile başvurduğu mahkemelerde ve tabii ki huzuru ilahiye de hesaplaşacağız inşallah... 
Son olarak rahmetli babamdan dinlediğim ve yazıya da anlam katacağını düşündüğüm kısa bir hikâyeyi sizlerle paylaşarak sohbetimizi tamamlayalım inşallah. 
Hükümdarın biri zamanında evinin hizmetçiliğini yapan bir kadın, yine bir gün hükümdarın odasında temizlik yaparken, nasıl olsa geri dönmez düşüncesiyle hükümdarın yatağında biraz uzanıp dinleneyim der. Uykuya kalan hizmetçi, hükümdarın ani bir kararla geri dönmesi sonucu yatakta yakalanır. Bir süre azar işittikten sonra, hizmetçiye dayak yeme cezası verilir. Ceza zaman gelir ve hizmetçi kadın dayak yemeye başlar. Ancak kadın dayak yedikçe gülmeye başlamıştır. Dayak atanlar sorar niçin gülersin? Kadın bu suale bir türlü cevap vermez. Bu şaşılacak durumu hükümdara bildirirler; Hükümdar hayret eder ve gider bir süre izler. Kadın dayak yedikçe gülmeye devam etmekte, niçin gülüyorsun soruldukça da herhangi bir cevap vermemektedir. İyice öfkelenen hükümdar bu kez kendisi sorar? “Çıldırtma beni be kadın, niçin gülersin açıkla der..! Cevap vermenin zamanı geldiğini düşünen hikmetçi kadın..! 
"Ben sadece beş dakikalığına uykuya kaldığım yatakta, bunca dayak yedim. Sen ki, o yatakta yıllarca yatıyorsun, senin halin nice olur diye, düşünüp gülüyorum." Cevabını verir…
Allaha emanet olunuz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Meteoroloji uyardı: Sıcaklıklar mevsim normallerinin üstüne çıkacak
Meteoroloji uyardı: Sıcaklıklar mevsim normallerinin üstüne çıkacak
LGS 2019 sonuçları açıklandı
LGS 2019 sonuçları açıklandı