ÇAYIMIZIN TARİHİ… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

ÇAYIMIZIN TARİHİ… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

ÇAYIMIZIN TARİHİ… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…
ÇAYIMIZIN TARİHİ… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı… admin

Doğu Karadeniz’de çay bitkisi Nisan ayı ile birlikte filiz vermeye başladı. Mayıs ayında birinci sürgün çay toplanmaya başlayacak. Bu yazı ile çayın dünyadaki ve ülkemizdeki serüvenini inceleyeceğim.

***

Çayın Dünyadaki Tarihi

Çay bitkisinin ilk olarak MÖ 5000’li yıllarda Çin’de ortaya çıktığı kaydedilir. Çay, yağışın bol ve iklimin sıcak olduğu bölgelerde yetiştirilir. Ülkemizin yanı sıra Hindistan, Çin, Sri Lanka, Endonezya, Kenya, Japonya gibi 30’a yakın ülkede çay tarımı yapılmaktadır.

***

Cumhuriyetle Birlikte Çay Kanunu Çıktı

Ülkemizde çay bitkisi ilk olarak Bursa’da 1888’de denenir ancak üretim için iklim elverişli değildir. Daha sonra Halkalı Ziraat Okulu hocalarından Ali Rıza Erten 1917’de Batum ve Kafkasya’da yaptığı incelemeleri bir rapor haline getirerek Devlet Erkânına sunar. Ancak dönemin savaş koşulları nedeniyle rapor dikkate alınmaz. Ali Rıza Erten’in hazırlamış olduğu bu rapora göre; çay üreten ülkelerle aynı iklim kuşağında bulunan Rize’de çayın yetiştirilebileceği kaydedilmiştir.

***

Tarih 29 Ekim 1923, Cumhuriyet ilan edilir. Yaklaşık 3 ay sonra ise 6 Şubat 1924’te “Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında; Fındık, Portakal, Limon, Mandalina, Çay Yetiştirilmesi Hakkında Kanun” çıkarılır. Bu Kanunla çay üretimi başlar. Çay üretiminin başına Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin getirilir. 1937 yılına kadar çay üretiminde kayda değer bir gelişme olmaz. 1937, 1939 ve 1940’lı yıllarda Batum’dan tonlarca çay tohumu alınır. İşte bu hamle çay tarımının yaygınlaşmasını sağlar. 29 Mart 1940 tarihinde de “Çay Kanunu” çıkarılır ve çay ekimi teşviklerle desteklenir.   

***

1939 yılına kadar üretilen çaylar ilkel koşullarda elle işlenirdi. Üretimin artmasıyla birlikte yeni tesislere ihtiyaç duyulur. Böylece ilk çay işleme atölyesi Rize Merkez Fidanlığı’nda kurulur. Peşinden 1941 yılında Gündoğdu ve Uzunkaya Çay Atölyeleri, 1942’de ise Çayeli Atölyesi açılır.

Yıllar geçtikçe atölyeler yetersiz kalır. 1946’da çay üretimi ve satışı ile ilgili işler Devlet Ziraat İşleri Kurumu’na devredilir. Bu kurum 1947’de ilk modern çay fabrikasını Rize Fener Mahallesi’nde kurar.  Daha sonra bu fabrikanın adı Zihni Derin Çay Fabrikası olur. 1950’ye gelindiğinde yaş çayın tarım işlerini Tarım Bakanlığı; alınması, işlenmesi ve pazarlamasını ise Gümrük ve Tekel Bakanlığı yürütmeye başlar.

***

Özel Sektörün Girişi

1970’li yıllara doğru çay tarımı daha da yaygınlaşır. Artık bir kurumsal yapıya dönüşme zamanı gelmiştir. 6 Aralık 1971’de çıkarılan kanun ile Çay Kurumu” adında yeni bir kurum kurulur ve tüm yetkiler bu kuruma verilir. Yaklaşık 15 yıl sonra da 8 Haziran 1984’de çıkarılan KHK ile Çay Kurumu, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü adı altında yeniden yapılandırılır. 4 Aralık 1984’de ise çay tarımı için milat bir tarihtir. Bu tarihte çıkarılan kanun ile artık çay alım, satım ve pazarlamasını özel sektörün de yapabilmesine imkân sağlanır.

Çay üretimi 90 yıl içinde Rize ve ülkemize büyük ekonomik girdiler sağlar. Ayrıca çay, beslenme alışkanlıklarımız içinde vazgeçilmez bir içecek olarak yerini alır. Dünya’da çay tüketen ülkeler arasında ilk sıralardayız. Yapılan istatistiğe göre ülkemizde bir kişi yılda ortalama 1.250 bardak çay içmektedir.

***

Rize Çayını Farklı Kılan Nedir?

Çay üreten ülkeler arasında kışın çay bitkisinin üzerine kar düşen tek ülke bizim ülkemizdir. Üzerine kar düşmekte ne demek demeyin! Bakın bizim çayı diğer ülkelerin çayından farklı kılan bu özellik nelere kadirdir?

***

Dünya’da genelde 12 ay çay tarımı yapılmaktadır. Ancak bizim ülkemizde çay tarımının yapıldığı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kışın kar yağışının olması nedeniyle çay tarımı yoktur. Çayımızın üzerine kışın kar düşmesi sonucu çay bitkisinde zararlı böcekler üreyememektedir. Çay üretimi yapan ve kışın kar yağmayan ülkelerde çayın üstünde 60-70 çeşit zararlı böcek üremektedir. Bu böceklerin çaya zarar vermemesi için hasattan 10-15 gün önce kimyasal ilaçlama yapılmaktadır. İşte bu kimyasallar yaş çaya bulaşmakta ve uzun vadede sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Ülkemize yasadışı yollardan sokulan ve “kaçak çay” olarak adlandırılan çayların bilimsel tahlilleri sonucu sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiştir. Sağlığımızı düşünüyorsak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde üretilen çaylardan başka çay tercih etmemeliyiz.

***

Sonsöz olarak, şunu söyleyeyim “yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” sözünü kendimize şiar edinelim ve ülkemizde yetiştirilen tüm ürünlere sahip çıkalım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın derbi yorumu: Kumpas var
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın derbi yorumu: Kumpas var
Erken seçim teklifi Meclis'te
Erken seçim teklifi Meclis'te