Advert
Advert

Yasama, Yürütme ve Yargı… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

Yasama, Yürütme ve Yargı… Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

Yasama, Yürütme ve Yargı…  Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…
Yasama, Yürütme ve Yargı…  Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı… admin

Bu yazı ile “Türk” adının ilk kez geçtiği Göktürk Devleti’nde yasama, yürütme ve yargı kurumları incelenecek ve günümüzle benzerliğine dikkat çekilecektir.

***

Göktürkler tarih sahnesine 552 yılında çıkmışlar ve 200 yıl boyunca dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olmuşlardır. Göktürklerden günümüze Türklerin en eski yazılı kayıtları olan Göktürk Yazıtları (Orhun) [ Kül-Tegin (732), Bilge Kağan (734), Tonyukuk (720-725) ] kalmıştır.

***

Bu yazıtlar Türk tarihi ve devlet yapısı ile ilgili önemli bilgiler vermektedir. Bu makalede Orhun Yazıtları ana kaynak olarak gösterilerek çağdaşlarına göre ilk olan Göktürklerde “Meclis” kurumu ile “hükümet” ve “yargı” kurumları incelenecektir.

Yasama (Meclis)

Fransız düşünür Montesquieu (1689-1755) “kuvvetler ayrılığı” ilkesini ortaya koymuştur (yasama, yürütme ve yargı erkinin ayrı olması). Bu ilke demokratik devlet yönetimi için vazgeçilmez bir yöntemdir.  Yani, bu sistem erklerin birbirini dengelemesi ve frenlemesi üzerine kuruludur.

***

Montesquieu’nin teorisinden yaklaşık bin yıl önce Göktürklerde yasama kurulu niteliğinde meclisin olması Türk hukuk tarihi açısından çok önemlidir.

Üstelik çağdaşı olan devletlerde bu modernlikte bir meclisin olmaması, onun önemini çok daha fazla artırmaktadır.

Göktürk Meclisi Çin kaynakları ve Orhun Yazıtları’nda geçmektedir.

Yasama kurulu niteliği taşıyan bu “meclis”, aslında milattan önce gelen bir kurumdu. Göktürklerde “meclis” in karşılığı “toy” idi. Meclis kelimesi ise toplantı anlamına gelmektedir. Meclisin üyelerine ise “Toygun” denilirdi (Prof.Ahmet Taşağıl, Göktürkler, Genel Türk Tarihi I.Cilt, s.598).  

Yani, günümüzün meclisi ve bakanlar kuruluna (hükümet) benzer bir yapı mevcuttu.

*** 

Göktürk Devleti’ni idare eden hükümdar (kağan) meclisin doğal başkanı idi.

Hükümdarın yokluğunda meclise başbakan konumunda olan “Ayguci” ve “Ügeler” başkanlık ederdi.

Göktürk tarihinde meclis çok önemli görevler yapmıştır. Kağanları tahta çıkaran ve indiren bir güce sahipti. Günümüzde de meclisin hükümete güvenoyu verme, düşürme ve devlet başkanının yargılanmasının önünü açma gibi görevleri vardır.

***

Göktürk Devleti’ni kuran Türk Milleti savaşçı bir millettir. Göktürklerde savaşta ölmek büyük bir şerefti. Bu anlayış Türklerin İslam dinini kabulünden sonra ise “Şehitlik Mertebesi”ne yükselmek olarak aynı maneviyatla devam etmiştir. Tarihten günümüze tüm Türk devletleri “yasama organı”nda vatan için ölen şehitleri onurlandıracak yasal düzenlemeler yapmıştır.

Yürütme (Hükümet)

Orhun Yazıtları’nda hükümet (bakanlar kurulu) “ayuki”, bakanlar ise “buyruk” olarak geçer.

Göktürklerde memleket sorunları “toy” da (meclis) görüşülürdü. Ancak coğrafi şartlar dolayısıyla “toy”(meclis) sürekli toplanamaz ve onun yerine “ayuki” (hükümet) toplanır ve kararlar alırdı. Çin kaynaklarına göre Göktürklerde 9 “ayuki” vardı (Prof.A. Taşağıl, s.599-600).

Hükümet üyeleri arasında da iş bölümü yapılmıştır. Örneğin Çin kaynaklarının aktardığına göre; bazı hükümet üyeleri askeri işlerle bazıları ise vergi işleri ile görevlidir.

Günümüzde de bakanların farklı farklı icra-i görevleri vardır.

Yargı

Göktürk Devleti’nde yüksek devlet mahkemesine (idari yargı) “yargu” denirdi. Bunun başkanı kağandı. Ayrıca, bir de “adli yargı” vardı. “Yargu”ların görevi töre ve örfi hukuku uygulamaktı (Prof.A. Taşağıl, s.600).

Şu anki hukukumuzda da kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde örfi hukukun uygulanması kuralı vardır.

***

Çağdaşlarına göre çok önde olan Göktürk Devleti’nde “kulluk” ve “kölelik” yoktu. Ayrıca kadınların da toplumda önemli bir yeri vardı. Devlet yönetiminde kağanların eşi “hatun”lar da söz sahibiydiler. Kız çocuklarına da önem verildiği miras hakkının olmasından anlaşılır (Prof.A. Taşağıl, s.601).

Bilge Kağan Yazıtı’nda; “…Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam İlteriş Kağanı, annem İlbilge Hatunu yükselten Tanrı, il (devlet) veren Tanrı...” geçen bu cümleler kadına verilen önemi göstermektedir.

Sonuç

Göktürk Devleti yasama, yürütme ve yargı olarak teşkilatlanmıştı. Ve bu erkler kendi içinde bir sistemle işlemekteydi.

Elbette ki otoritesi mutlak olan Göktürk kağanının bu kurumların işleyişinde görevleri vardı. Örneğin, kağan toy başkanını (başbakan) atardı, kanun değişikliklerini teklif eder ve devlet mahkemesine başkanlık ederdi.

***

Sonsöz olarak şunu söylemek isterim ki; Montesque’nin 1700’li yıllarda ortaya koyduğu erkler ayrımı ilkesini tarihimizin derinliklerinde görebiliriz. Ancak görebilmek için özgür bir beyinle; okumak, araştırmak, sorgulamak ve “ilim Çin’de dahi olsa alıp getirmek” gerekir.

 

 

 

Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu.

 

twitter adresi:

https://twitter.com/erkanhacifazlio

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Devlet Bahçeli: İnce, inceldiği yerden kopacak
Devlet Bahçeli: İnce, inceldiği yerden kopacak
Rize'de Yaz Kur’an Kursları başlıyor
Rize'de Yaz Kur’an Kursları başlıyor