“Ey Türk Milleti! DEVLETİNİ ve TÖRENİ Kim Bozabilir?” Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

“Ey Türk Milleti! DEVLETİNİ ve TÖRENİ Kim Bozabilir?” Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

“Ey Türk Milleti! DEVLETİNİ ve TÖRENİ Kim Bozabilir?” Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…
“Ey Türk Milleti! DEVLETİNİ ve TÖRENİ Kim Bozabilir?” Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı… admin

Türk devlet geleneğinde “KANUN” (Töre) çok önemlidir.

“Türk” adının “ilk kez” geçtiği “Göktürk Devleti”’nden bize miras kalan ve en eski yazılı kaynaklarımız olan “Göktürk Yazıtları’nda” (Orhun Yazıtları) “töre” kelimesi çokça geçmektedir. Bu yazı ile “töre” kelimesinin “devlet” ve “hükümdar” ile olan ilişkisi ve Göktürkler’in “töre” ye yükledikleri anlamı inceleyeceğim.

***

Hun İmparatorluğu (MÖ.220-MS.216) dağıldıktan sonra, Aşina ailesine mensup Bumin Kağan Asya bozkırlarındaki göçebe Türk boylarını 552’de bir araya getirdi ve “Göktürk Devleti”’ni kurdu.

Türk adını, dilini, kültürünü dünyaya ilk kez onlar duyurdu. Göktürkler, 200 yıl boyunca dünyanın en güçlü devletlerinden biri oldular.

***

İnsanların birlikte yaşadığı her yerde bir düzenin olması gerekir. Ve bu düzen için bir kanunlar sistemi olmalı. İşte Göktürkleri dünyada önemli konuma getiren onların töresi yani kanunudur. Göktürk Yazıtları’nda (kitabe) Göktürk Devleti’ndeki kanunların tümüne “töre” denir. Bu yazıtların 11 yerinde töre kelimesi geçer ve “töre” “il” (devlet) kelimesi ile bağlantılı kullanılır.

***

Göktürk Yazıtları’nda törenin geçtiği cümlelerin birkaçına bakacak olursak devletin töreye ne kadar bağlı olduğunu görürüz:

“Ey Türk Milleti DEVLETİNİ ve TÖRENİ kim bozabilir?”

“Devleti ellerine alıp TÖREYİ tesis ettiler…”

“Kazandığımız devlet ve TÖREMİZ öyle idi.”

“Devletin TÖRESİNİ terk etmiş…”

“O (İlteriş), atalarının TÖRESİNE göre milleti teşkilatlandırdı…”

“TÖRE gereğince amucam tahta oturdu…”

(Prof.Ahmet Taşağıl, Göktürkler, Genel Türk Tarihi I.Cilt, s.596).

***

“Töre” şartlar değiştikçe değiştirilir ve yeni şartlara uygun bir hale getirilirdi. Ancak bazı hükümler değiştirilemezdi. Örneğin, “adalet”, “iyilik”, “eşitlik”, “insanlık” gibi…

***

Göktürk Devleti’nde kamu hukuku önemliydi. “Devlet”, devleti idare eden “Kağan”’dan daha önemlidir. Yani devlet yoksa ne hükümdar vardır ne millet. İşte bu nedenle Göktürk kitabelerinde “İl” (devlet) kelimesi kağandan önce gelir. Bu anlayış yüzyıllardır Türk Milletinin genlerine işlemiştir.

*** 

Göktürklerde devleti yöneten hükümdar, “Kağan” olarak adlandırılırdı. Sadece Tonyukuk Yazıtı’nda bir kere “han” kelimesi geçer. Kağanlar, “Büyük Kağan”, Türk Bilge Kağan”, “Kutluğ” gibi isimler de almışlardır.

***

Hükümdarlığın simgesi çokça “taht”, “kurt başlı sancak”, “davul” ve “yay” olmuştur. Çinliler Göktürk Devleti’nde karışıklık çıkarmak istediklerinde güçlenen bir boya bu hükümdarlık simgelerinden biri ya da birkaçını göndererek onları tanıdıklarını bildirir ve böylece bağımsızlık için kışkırtırlardı.  

***

Göktürklerde Kağan; Milletine bakan, onu gözeten, doyuran ve düşmanlara karşı milletini korumak vazifesini üstlenen kişiydi. Yani, Millet Kağanı değil, Kağan Milleti gözetirdi.

Bilge Kağan Yazıtı’nda şöyle yazar: “Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım… Ondan sonra Tanrı irade ettiği ve lütfettiği için ve talih ve kısmetim olduğu için ölecek milleti diriltip, kaldırdım, çıplak milleti giydirdim, fakir milleti zengin ettim, nüfusu az milleti çok ettim. Başka illi milletler, başka kağanlı milletler arasında onları pek üstün kıldım” (Prof.A. Taşağıl, s.597). İşte bu yazıtta da belirtildiği gibi milletine hizmet eden ancak “Kağan” olabilirdi.

***

Göktürk Devleti’nde “siyasi iktidar” “kut” olarak anılırdı. “Kut”un Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı. Milleti için çalışmayan, milletine karşı vazifesini yerine getirmeyen kağanın “kut”u yani iktidarı Tanrı tarafından geri alınırdı. Örneğin 716’da İnel Kağan bu gerekçeyle tahttan indirilmiştir.

***

Göktürklerde Kağanın kanun yapma yetkisi yoktu. Kağan kanunları uygulamakla yükümlüydü ve kanunlara kendisi de uymak zorundaydı. Ayrıca Kağanın icraatlarını denetleyen bir meclis mevcuttu. Örneğin Bilge Kağan’ın sunduğu teklif (Göktürk şehirlerinin etrafının surla çevrilmesi ve ülkede Budizm’in propagansının yapılması) meclis tarafından reddedilmişti (Prof.A. Taşağıl, s.597).

***

Dünyada çok az ülkede böyle tarihsel derinliği olan devlet vardır. 1776’da kurulan ve günümüzün süper gücü olan ABD yaklaşık 200 yıllık bir devlettir. Oysa bizler binlerce yıllık tarihsel mirasın üzerinde oturmaktayız.

***

Bugün Türk tarihini en iyi araştıran tarihçiler batı kökenlidir. İlk yazılı kayıtlarımız olan Göktürk Yazıtları’nı 1893’de Danimarkalı bir dil bilimci olan Vilhelm Thomsen çözmüştür.

Batının Doğu milletlerinin tarihini neden bu kadar araştırdığı, niye bu kadar merak ettiği gerçekten üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Batı, Doğu milletlerini araştırıyor, yakından tanıyor ve böylece yıkılma sebeplerini görerek, kendi devletlerini daha uzun yaşatmanın formüllerini belirliyor.

***

Sonsöz olarak Göktürk Yazıtları’nda geçen şu söz ile bitireyim: “Ey Türk Milleti, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe Senin  Devletini ve Töreni kim bozabilir?” 

Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu.

twitter adresi:

https://twitter.com/erkanhacifazlio

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Erdoğan'dan vekillere uyarı: Herkes çalışmaya başlasın
Erdoğan'dan vekillere uyarı: Herkes çalışmaya başlasın
24 Haziran 2018 seçimine doğru
24 Haziran 2018 seçimine doğru