Koreli AYLA Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

Koreli AYLA Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…

Koreli AYLA Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı…
Koreli AYLA Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı… admin

Bugünlerde “AYLA” filmi en çok izlenen filmlerden biri. Filmin konusunu Kore Savaşı sırasında Koreli öksüz kalmış küçük bir kıza (Ayla) Türk askerlerinin göstermiş olduğu şefkat ve sahiplenme duygusu oluşturmaktadır.

Türklerin Kore’de insanlık değerlerine sahip çıkması aradan geçen onlarca yıla rağmen hatırlanmaktadır. Bu filmin güncelliği bağlamında Kore Savaşı’na ülkemizin asker göndermesi konusunu inceleyeceğim.

Dünya Siyasetinde Türkiye’nin Durumu:

1939’da Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu Moskova’ya gitti. Sovyet Hükümeti boğazlarla ilgili Türkiye’nin kabul edemeyeceği bazı taleplerde bulundu.

Türkiye, II.Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı, savaş bitmek üzereyken 1945’te mağlup olan Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etti. Ancak bu SSCB’yi tatmin etmedi. SSCB 1945’te boğazlarla ilgili talebini yineleyerek Kars ve Ardahan’ı da istedi. Hatta Türkiye sınırına asker yığmaya başladı. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin safını belirleme vakti gelmişti.

Türkiye ABD’nin yanında saf tutarak 26 Haziran 1945’te Birleşmiş Milletlere üyeliğe kabul edildi.

Türkiye, 1947’de ilan edilen “Truman Doktrini” ile ABD ile yakınlaştı ve SSCB tehdit olarak görüldü.

1948’de ise ABD Dışişleri Bakanı George Marshall’ın adıyla tarihe geçen “Marshall Yardımı” Türkiye için de onaylandı. 1948 ile 1950 arasında Türkiye’ye 180 Milyon dolarlık yardım yapıldı.

Türkiye, Nisan 1949’da NATO’ya üye olmak için başvurdu ancak bu talep kabul edilmedi. Daha sonra Türkiye NATO’ya girmek için Kore’ye asker göndererek manevra yaptı.

Artık Türkiye Cumhuriyeti “batı ittifakı” içinde yerini almıştı.

Demokrat Parti (DP) İktidarı:

1945’te CHP’den istifa eden 4 vekil DP’yi kurdu ve 14 Mayıs 1950’de CHP’nin 27 yıllık iktidarına son verdi. Demokrat Parti; Celal BAYAR’ı Cumhurbaşkanı, Adnan MENDERES’i ise Başbakan seçti.

DP, CHP’nin dış politika yaklaşımını aynen devam ettirdi. Yani, batı ile ilişkileri geliştirme ve SSCB’yi tehdit görme politikası devam etti.

Kore Savaşı:

Japonya 1905’te Rusya’yı yendi ve Kore’yi işgal etti. Japonya böylece Çin’i de etkisi altına almak istedi. Ancak, II.Dünya Savaşı’nda Japonya’nın yenilmesi üzerine Kore SSCB’ye kaldı.

SSCB, 12 Ağustos 1945’te 38.enlemin kuzeyini (Kuzey Kore) işgal ederek kendi güdümünde bir devlet kurdu. 8 Eylül 1945’te de ABD, güneyde kendi güdümünde bir devlet kurdu. Böylece Kore, Kuzey ve Güney olarak ikiye bölündü.

Kore, Türkiye’nin üçte biri büyüklüğündedir. 1950’deki nüfusu 30 milyondu ve bu nüfusun 9 milyonu kuzeyde yaşamaktaydı.

SSCB, ABD’yi Güney Kore’den çıkarmak için 25 Haziran 1950’de Kuzey Kore Ordusu’na Güney Kore’yi işgal emrini verdi. Ve ülke Seul kenti dâhil işgal edildi.

Bu gelişmeler sonrasında ABD, Güney Kore’ye yardım kararı aldı. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’ne başvurdu. Ancak Konseyden kararın çıkması için daimi üyelerin (Amerika, Fransa, Çin, İngiltere, Rusya) oybirliği gerekliydi. Rusya oylamaya katılmayınca karar çıkmadı. Bunun üzerine ABD konuyu BM Genel Kurulu’na taşıdı ve buradan karar çıkardı. Mevzuata uygun olmayan bu durum daha sonraları da emsal bir karar olarak uygulanmaya devam etti.

BM savaşa katılmak için üye ülkelere çağrıda bulundu. 16 ülkeden olumlu yanıt geldi. Bunlar arasında; Türkiye, ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, Belçika, Filipinler, Kanada, Lüksemburg, Yunanistan, Habeşistan, Güney Afrika Birliği, Hollanda ve Kolombiya vardı.

Kore’ye asker göndermeyi ilk teklif eden Türkiye olmuştur. Ayrıca Türkiye savaşa sembolik değil tugay düzeyinde asker göndermeyi tercih etmiştir.

Türk Askeri Kore Yolcusu:

II.Dünya Savaşı’na Türkiye’nin girmemiş olması uluslararası camiada eleştiriliyordu. 14 Mayıs 1950’de seçim kazanan DP bu eleştiriyi bertaraf edip NATO’ya üye olmak istiyordu. DP seçimi kazandıktan yaklaşık bir ay sonra 25 Haziran 1950’de Kore Savaşı çıktı. DP, 25 Temmuz 1950’de de Kore Savaşı’na asker göndereceğini kamuoyuna duyurdu.

Kore Savaşı’na katılma duyurusu neticesinde, ilk gün 3.000 gönüllü savaşa gitmek için başvurdu. Bu şaşılacak bir durumdu, çünkü ABD’de bile bu kadar gönüllü çıkmamıştı.

SSCB bu karara tepkisini, Bulgaristan’da yaşayan Türk kökenli soydaşlarımızdan yaklaşık 154 bin kadarını Türkiye’ye göçe zorlamakla gösterdi.

Kore’ye asker gönderme kararı sonrasında, Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki de; “Kore Savaşı’na katılarak ölenlerin şehit olacakları” fetvası ile destek verdi.

***

Türkiye’den 241.Türk Alayı “Tuğgeneral Tahsin Yazıcı” komutasında; ilk etapta 5.090 subay/astsubay/er ve erbaş ile memur gönderilmesi kararlaştırıldı.

Türk tugayı 19-20 Eylül 1950 tarihlerinde Ankara’dan Hatay’ın İskenderun Limanı’na gitti ve buradan da 25/26 ve 29 Eylül tarihlerinde hareket ettiler. 21 gün sonra da Kore’nin güneydoğusunda bulunan Pusan Limanı’na ulaşarak BM birliklerine katıldılar.

1950 ile 1953 arasında toplam 24.882 Türk askeri Kore’de görev yaptı. 1971 yılına kadar Kore’de Türk askeri bulundu.

Türk askeri Kore’de özellikle Kunuri muharebelerinde göstermiş olduğu başarılarla ABD Ordusu’nun kayıp vermesini önlemiştir. Bu başarılar sonrasında dünya medyasında övücü yazılar çıkmıştır. Bunlardan bazıları şöyledir:

“Türklerin nasıl bir Millet oldukları bir kere daha sabit oldu”, “Türk askeri süngü takarak en güç vaziyetlere karşı koyuyor. Türk piyadesi çok müşkül bir durumda bulunduğu bir sırada (nasıl) harp edileceğini dünyaya öğretmiştir”, “Kore’de müthiş Türkler durumu kızılların aleyhine çeviriyor.”

Türk askerinden; 721’i şehit düştü. 672’si yaralandı, 234’ü esir düştü ve 175’i de kayıp olarak kayıtlara geçti.

Kore gazilerine 1974’de “şeref aylığı” adı altında maaş bağlandı. 1983’de ise Kenan Evren bu maaşları kesti. Turgut Özal Hükümeti maaşları yeniden bağladı.

1973’te Ankara’da şehitlerin anısına bir anıt dikildi.

Savaşın Sonuçları:

Kore Savaşı’nda iki tarafta üstünlük sağlayamadı ve barış yoluna gitmeye karar verildi. Ancak SSCB lideri Stalin barış görüşmelerine yanaşmıyordu. Stalin’in 1953 Mart’ında ölümü sonrasında SSCB’de başlayan iktidar mücadelesi ülkeyi zayıflatmış ve SSCB ateşkes antlaşması imzalamaya mecbur kalmıştır.

27 Temmuz 1953’te imzalanan ateşkes antlaşmasına göre Kuzey ve Güney Kore arasında tekrar 38.enlem sınır kabul edildi. Barış antlaşması ise 2007’de Kuzey ve Güney Kore arasında imzalandı.

Resmi kayıtlara göre Kore’de BM güçlerinin kaybı 94 bin kişi ölü olmak üzere toplam 500 bini bulmuştur. Yaklaşık 1,5 milyon da Güney Koreli sivil ölmüştür. Komünist ordularının kaybının da 1,5 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

Bu verilere göre savaş sonucunda yaklaşık 3 milyon insan hayatını kaybetmiştir. O tarihlerde Kore halkının %80’i okur-yazar olduğu göz önüne alındığında eğitimli bir kuşağın yok olduğunu görürüz.

***

18 Şubat 1952’de Türkiye NATO’ya girdi. Ayrıca NATO’ya kabulle birlikte ABD’ye ülkemizde “üs kurma” izni de verildi. Başbakan Adnan Menderes bir konuşmasında; “NATO’ya girmemiz Kore Savaşı’na asker göndermemizle sağlanmıştır” demiştir.

30 Haziran 1953’te de SSCB Türkiye’den toprak talebinden vazgeçmiştir.

***

Sonsöz olarak; Kore Savaşı’nda birçok üzücü olay yaşanmıştır. “Ayla” filminde bu üzücü olaylardan kesitler vardır. ABD’li komutan savaşın orta yerinde şöyle demiştir: “Bu topraklarda savaş bittiğinde Türklerin insanlığı hatırlanacaktır.” Evet, Türk askeri Kore’de insanlık değerlerine sahip çıkmıştır. Bu sahip çıktığı değerler on yıllar sonra Kore’de yapılan 2002’deki Dünya Kupası maçlarında Kore halkının Türk Milli Takımı’na göstermiş olduğu sevgi ile perçinlenmiştir.

   Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bolu Dağı'nda kar yağışı başladı
Bolu Dağı'nda kar yağışı başladı
OHAL tezkeresi Meclis'te
OHAL tezkeresi Meclis'te