Osmanlı Ordusunun “KALBİ” Neydi? Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

Osmanlı Ordusunun “KALBİ” Neydi? Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

Osmanlı Ordusunun “KALBİ” Neydi?   Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı
Osmanlı Ordusunun “KALBİ” Neydi?   Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı admin

Bu yazı ile Osmanlı Ordusu’nun 1826’ya kadar kalbi konumunda olan Yeniçeri Ocağı incelenecektir. Yeniçerilerin kendine has kuralları vardı. Ahilikle başlayan Ocağın gücü Bektaşilik Tarikatı etrafında toplanmış yeniçeri yoldaşlığı ve kardeşliğinden geliyordu. Tıpkı Tapınak Şövalyeleri, Japon Samurayları gibi.

***

Yeniçeri Ocağı Ord.Prof.İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya göre Selçuklular ve Memluklulardan örnek alınarak kurulmuştur (Ord.Prof.İ.H.Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, TTK Yay, 1988, s. 144).

Şimdi bu Ocağın kuruluşundan, güçlenmesine ve şımararak yok oluşuna giden sürece bakalım.

***

I.Murad (1359-1389) Edirne’yi fethettikten sonra 1364’de Yeniçeri Ocağı’nı kurmuştur. Kuruluşuna ilişkin dört ana neden gösterebiliriz.

1-) Yeniçerilerden önce yarı-zamanlı akıncı orduları vardı ve bunlar ganimet için akınlara katılırdı. Yeniçeriler ise maaşlarını sultandan alan ve sultana bağlı olan tam zamanlı profesyonel askerlerdi.

2-) Osmanlı’nın sınır bölgelerinde başıboş bulunan akıncılar yerine Merkeze bağlı piyade gücünün (Yeniçeri) oluşturulması merkezi otoriteyi güçlendirmiştir.

3-) Osmanlının kuruluşunda önemli rol oynayan “akıncılar” kafalarına buyruktular. Oysa Yeniçeriler Padişahın kulu olmuşlardır.

4-)Yeniçeriler devşirme sistemi ile asker yapılmaktaydı. Yani bunlar doğuştan Müslüman ve Türk olmayan 8 ila 20 yaş arasındaki gayrimüslim erkek çocukların alınarak devşirilmesi ile oluşturulan bir silahlı güçtü.

***

Yeniçeri Ocağı gayrimüslim çocukların devşirilmesi sonucu oluşturulmuştur. Bu durum Türk doğmadan da Türk olunabileceğini göstermiştir (Erdal Küçükyalçın, Turnanın Kalbi Yeniçeri Yoldaşlığı ve Bektaşilik, s.32-33).

Gayrimüslimlerden toplanan bu çocuklar kelime-i şehadet getirerek Müslüman olurlardı. Bundan sonra Anadolu’dan getirilenler Rumeli’ye, Rumeli’den getirilenler Anadolu’ya bir Türk ailenin yanına yerleştirilirdi. Bu şekilde yapılmasının nedeni ise kaçışları önlemekti.

***

Devşirilen çocuklar artık Osmanlı ve İslam’ın birer mümtaz savunucusu olurdu. Türk ailelerin yanında 7-8 yıl yetişen bu çocuklar önce “Acemi Ocağı” na alınırlardı. Acemiler Yeniçeri Ocağı’na girebilmek için sabırla sıralarını beklerlerdi. Yeniçeri Ocağı’na girebilmek için bir yeniçerinin ölmesi, yaralanması, sakatlanması, hastalanması ya da yaşlanması sonucu ayrılmasıyla olabiliyordu.

***

III. Murad döneminde ise (1574-1595) Yeniçeri Ocağı bozulmaya başlamıştır. Örneğin, Yeniçeriler arasında önceden yasak olan; esnaflar türemiş, evlilikler başlamış, Ocaktaki kışlalarında yatmak yerine evlerinde yatmaya başlamışlar, Ocak Kanununa muhalif olarak hariçten bir takım sanatkarların yeniçeriler arasına girmesine müsaade edilmiştir (Ord.Prof.İ.H.Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, s.477-478).

**

Ocağın bozulma dönemi Anadolu’da “ekonomik sebeplerle” başlayan Celali İsyanları ile aynı döneme rastlar. Yeniçerilerin çoğu bu isyanları çıkaran kişilerin yanında 7-8 yıl yetişmişlerdir. Osmanlı yeniçerilere karşı bir denge politikası uygulamak için Müslüman Türkleri Ocağa almaya başlamıştır. İşte bu nedenle, III. Murad kendinden önceki padişahların yapmadığını yapmış ve ocağa Türkçe konuşan ve Müslüman olan esnafın Yeniçeriler gibi zorunlu bir eğitimden geçmeden girebilmelerine imkân sağlamıştır.

III. Murad’ın aldığı ekonomik tedbirler rahatsızlıklara yol açmıştır. 3 Nisan 1589’da ilk defa bir devalüasyon yapılmış ve yeniçeri ulufeleri bu ayarı düşük akçelerle ödenmiştir. Bunu bahane eden Yeniçeriler, eli silahlı olarak Osmanlı tarihinde ilk kez Padişahın Sarayı’na girmişlerdir. Bu durumdan sorumlu tuttukları Rumeli Beylerbeyi Mehmet Paşa ve defterdarın kellelerini istemişler ve III. Murad Yeniçerilerin bu isteklerini yerine getirmiştir.

***

Yeniçeri Ocağı’na dışarıdan “Ağa Çırağı” adı altında birçok niteliksiz kişi girmiştir. Bu konuda Kavanin-i Yeniçeriyan yazarı Yeniçeri Ocağı’nın nasıl yozlaşmaya yol açtığına değinir: “…kalemde çalışanlar âlemin padişahından yüz bulacak, eskiden beri var olan Kanunu görmezden gelerek, Kanuna terstir demeden olur olmaz soysuz sanatçı kâfiri Ocak halkına “benim akrabamdır” deyip Müslüman etmişler “Ağa Çırağı” adı altında yeni bir düzen getirilerek oğlan toplamaya gerek kalmamıştır” (E.Küçükyalçın,s.59).

Daha sonraları Koçi Bey’in Sultan İbrahim’e 1631’de sunduğu raporda da; ocağa dışarıdan eleman temin edilmesinin uygun olmayacağı belirtmiştir. Bu raporda; III. Murad döneminde bozulmaya başlayan Yeniçeri Ocağı’na ilgisiz, alakasız yabancı kişilerin girmesine sebep olunduğu, kanun ve nizamlar bozularak devlete zararı olacağına değinilmiştir.

***

Artık Yeniçeriler bir huzursuzlukları olduğunda padişahın verdiği yemeği yemeyip, “kazanları kaldırarak”  isyan başlatabiliyorlardı. Yeniçeriler, 2 Ağustos 1591’de Diyarbakır Valisi İbrahim Paşa’nın bir yeniçeriyi dövdüğü iddiasıyla yeniden isyan ettiler ve İbrahim Paşa’yı Yedikule zindanlarına attırdılar. 23 Mart 1593’de üçüncü kez isyan ettiler ve Yeniçeri Ağası (Yeniçerilerin genel komutanı) ile Sadrazamı değiştirmeyi başardılar.

Bunun haricinde Yeniçerilerin önemli bazı isyanları şunlardır:

-1622’deki isyanları ile Padişah Genç Osman’ı tahttan indirdiler ve çok kötü muameleler yaparak öldürdüler.

-1648’de Sultan İbrahim’i tahttan indirdiler.

-1651’de Kösem Sultan’ı boğdular.

-1656’da Vaka-i Vakvakiye diye bilinen isyanda çok kişiyi öldürdüler.

-1687’de IV.Mehmed’i tahttan indirdiler.

-1703’deki Edirne Vakası İsyanı ile II. Mustafa’yı tahttan indirdiler.

-1730’daki Patrona Halil İsyanı ile III. Ahmed’i tahttan indirdiler.

-1807’deki Kabakçı Mustafa İsyanı ile III. Selim’i tahttan indirdiler.

-1808’de Orduya karşı ayaklandılar.

-1821’deki isyanlarında birçok kişiyi öldürdüler.

-1826’daki isyanları ise kendi sonlarını getirdi.

***

Bu isyanlar yeniçerilerin bozulduğunun apaçık göstergesiydi. Yeniçeri Ocağı’nın ıslahına yönelik birçok rapor hazırlandı ancak bir sonuç çıkmadı. Yeniçerilerin şımarıklıkları artarak devam etti. Nihayetinde 1826’daki isyan kalkışmalarında II. Mahmud, Ocağı kaldırdı. İlk gün 6.000, iki ay içinde ise yaklaşık 20.000 Yeniçeri öldürüldü.

***

Sonsöz olarak; Amerika’nın 3. Başkanı olan Thomas Jefferson’un (1743-1826) şu sözünü vurgulamak istiyorum: “Devlet idaresinde çalışanlar halkın hizmetinde olduklarını unutmamalıdırlar”. İşte bu söz bağlamında Devlet kadrolarında görev yapanlar, Devletin koyduğu kurallar çerçevesinde davranmalıdır. Aksi davrananlar er ya da geç Yeniçeriler gibi helak olurlar.  

 

Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kuzey Irak'ta 17 terörist öldürüldü
Kuzey Irak'ta 17 terörist öldürüldü
Bağımlılıkla mücadelede yeni adım
Bağımlılıkla mücadelede yeni adım