Reklamı Geç
Advert

FATİH’in TRABZON’u FETHİ (Hadi Siz Gidiniz Ben Kendim Gelir Borcumu Öderim!) Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

FATİH’in TRABZON’u FETHİ (Hadi Siz Gidiniz Ben Kendim Gelir Borcumu Öderim!) Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

FATİH’in TRABZON’u FETHİ (Hadi Siz Gidiniz Ben Kendim Gelir Borcumu Öderim!) Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı
FATİH’in TRABZON’u FETHİ (Hadi Siz Gidiniz Ben Kendim Gelir Borcumu Öderim!) Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı admin

Trabzon’un milattan önce başlayan bir tarihi vardır. Ben burada Trabzon’un 1461’de Fatih Sultan Mehmet tarafından nasıl fethedildiğini anlatarak her karış toprağımızın ne kadar kıymetli olduğuna dikkat çekeceğim.

Öncelikle şunu belirteyim ki, Trabzon’un fethinin 15 Ağustos ya da 26 Ekim 1461 tarihi olduğu konusunda tarihçilerin iki farklı görüşü vardır. 1964’ten bu güne 26 Ekim tarihinde fetih kutlamaları yapılmaktadır. 

***

Dördüncü Haçlı Seferi’nde (1200-1204) Bizans İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul Haçlılar tarafından işgal edildi. Bu işgal sonucu Rum kökenli Komnen Ailesi İstanbul’dan Trabzon’a kaçarak 1204’te Trabzon’da Rum Devleti’ni kurdular. Ancak hiçbir zaman güçlü bir devlet olamadılar.

***

Rum idareciler önceleri Selçuklulara vergi vererek mevcudiyetlerini devam ettirdiler. 1243’de Selçuklularla Moğollar arasında yapılan Kösedağ Savaşı’nda Selçuklular yenildi ve Anadolu’da Moğol hâkimiyeti başladı. Rumlar bu kez Moğollara vergi vermeye başladılar. Moğol etkisi azaldıktan sonra Türkmenler 1346’da Ünye’yi Rumlardan aldı. Doksan yıl sonra Osmanlı’nın 1456’daki Trabzon’u kuşatması sonucu Rumlar Osmanlı’ya vergi vermeyi kabul ettiler.

***

1458’de Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Rum Hükümdarı’nın kızı Katerina (Despina) ile evlendi. Bu evlilik Uzun Hasan ile Trabzonlu Rumları yakınlaştırdı. Rumlar Osmanlı’ya vergi vermeyi reddetti ve önceden verilen vergileri de Uzun Hasan aracılığıyla geri istediler. Hatta Uzun Hasan yeğeni Murat Bey’i 1460’da İstanbul’a göndererek vergi konusunu konuşmak istedi. Bunun üzerine Fatih Sultan “Hadi siz gidiniz ben kendim gelir borcumu öderim” şeklinde alaycı bir cevapla heyeti gönderdi. Tüm bu yaşananların Fatih’i Trabzon’un fethi konusunda tahrik ettiği açıktır.

***

Padişah Fatih Sultan Mehmet önce Amasra, Kastamonu ve Sinop’u fethetti. Yaklaşık 300 gemilik bir donanmayı da Sinop’tan Trabzon’a gönderdi. Kendisi karadan gitmeyi yeğledi.

Padişah Fatih, Trabzon’a gidildiği intibaını vermemek için sahil yolundan içeri girdi ve Sivas üzerinden Trabzon’a gitmeyi planladı. Ordunun öncü kumandanı Gedik Ahmet Paşa 1461’de Koyulhisar’ı (Sivas’ın Kuzeyi) aldı. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan bu ilerleyişten rahatsız oldu. Sultan Fatih, Uzun Hasan’ın üzerine gittiği havasını yarattı.

***

Osmanlı Ordusu önce Erzincan’ın Yassıçemen Yaylası’na vardı. Uzun Hasan annesi ile birlikte bir heyeti Sultan Fatih’e gönderdi ve aralarında savaş yapılmaması konusunda anlaştılar. Fatih, Uzun Hasan’ın annesi ve heyetini orduda alıkoydu ve Trabzon seferinden sonra iade edeceğini bildirdi. Osmanlı Ordusu buradan Bayburt’a doğru yola çıktı. Ormanlık ve engebeli arazide kazmacılar, baltacılar önden gidiyor ve yol açıyordu. Bu engebeli arazide Fatih’in bazen yaya yürüyerek bazen kayalıklara tırmanarak yol aldığı kaydedilir.

Prof. Halil İnalcık’ın “Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet” adlı eserinde Fatih’in Trabzon’u fetih yolunda söylediği sözü nakleder: “Fatih Mehmet, 1461’de Trabzon dağlarına yaya tırmanırken şöyle demiştir: Bu zahmetler Allah içindir. Elimizde İslam kılıcı vardır. Eğer bu zahmete katlanmazsak, bize gazi demek layık olmazdı” (s.36).

***

Osmanlı Donanması Fatih’in başını çektiği kara ordusundan bir ay önce Trabzon’a vardı ve Trabzon Kalesi top atışlarıyla kuşatıldı. Rumlar, Osmanlı kara ordusunun güneyden (Bayburt üzerinden) gelebileceğini düşünmediler. Fatih’in kumandasında Trabzon’a güneyden inen kara ordusunu gören Rumlar şok oldu.

Trabzon kalesi iyi yapılmış güçlü bir kaleydi. Ancak dönemin en iyi toplarına sahip olan Osmanlı Ordusu’nun karadan ve denizden saldırısı karşısında biçare kalacağını anlayan Rum Hükümdarı David Komnen anlaşarak kaleyi teslim etme yolunu seçti.

Nihayetinde 15 Ağustos 1461’de (Ord.Prof.İsamil Hakkı Uzunçarşılı’ya göre 26 Ekim 1461) Rumlar teslim oldu. Böylece Trabzon’da 258 yıl devam eden Rum hükümdarlığı bitmiş oldu. Padişah Fatih, Rum Hükümdarı David Komnen ve ailesini önce İstanbul’a ve oradan da Edirne’ye (Serez bölgesi) gönderdi ve burada 300 bin akçelik bir arazi tahsis ederek yaşamını sürmesini sağladı.

Fatih Sultan Mehmet büyük bir devlet adamı olarak mağlup ettiği bir devletin hükümdarının oracıkta kellesini uçurmamış ve ona ailesi ile birlikte yaşam sürmesi için müsaade etmiştir. Allah aşkına! 500 yıl önceki olan bu davranış biçimini bugün bir batılı devletten görebilir miyiz? Bunu okuyucuların yorumuna bırakıyorum.

***  

Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethettikten kısa bir süre sonra İstanbul’a doğru yola çıktı. Akkoyunlu sınırından geçerken alıkonulan Uzun Hasan’ın annesi ve heyetini Trabzon hazinesinden elde edilen bir miktar ganimetle Uzun Hasan’a gönderdi. Uzun Hasan bu şekilde onurlandırılmasına karşılık Trabzon’un fethini kutladı. Fatih bu davranışıyla hem insanlığını göstermiş hem de doğudaki sınırlarını dostlukla güvence altına almış oldu.

Padişah Fatih, Trabzon’dan Tokat’a oradan da Bursa’ya bir aylık yolculuğun sonunda ulaşabildi. Buradan da İstanbul’a geçti.

***

Sonsöz olarak; Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethetmek için dağ taş tırmanarak Trabzon’a ulaşmıştır. Bu vatanın her karış toprağında asker ve komutanının kanı, canı, çilesi olduğunu unutmayalım. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
hudisalı     2017-11-01 allah rahmet eylesin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaşıkçı soruşturmasında tanık ifadeleri ortaya çıktı
Kaşıkçı soruşturmasında tanık ifadeleri ortaya çıktı
Sözleşmeli öğretmen başvuruları kasımda başlıyor
Sözleşmeli öğretmen başvuruları kasımda başlıyor