Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa’da Din Siyaseti Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa’da Din Siyaseti Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa’da Din Siyaseti Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı
Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa’da Din Siyaseti Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı admin

BU YAZIMDA Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Almanya’da ortaya çıkan ve Avrupa’ya yayılan Protestanlığı desteklemesi ve sonrasında bu siyasetin Osmanlıya müspet yansımaları incelenecektir.

***

PROTESTANLIĞIN kurucusu St. Augustin tarikatından Alman kökenli bir rahip olan Martin Luther 1489 ila 1546 tarihleri arasında;  Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman ise 1495 ila 1566 tarihleri arasında yaşamıştır. Osmanlı Padişahı ile Hıristiyanlığın Katolik ve Ortodoks mezhebinden yığınlar kopararak Protestanlığı kuran M.Luther arasında nasıl bir ilişki olmuş? Cihan Devleti Osmanlı Protestanlığın ortaya çıkışına nasıl yaklaşmış? Evet, çağımızı da ilgilendiren ve tarihten dersler almamızı gerektiren bu ilginç ilişkiye bakalım.

***.

ÖNCELİKLE hepimizin malumu Hıristiyanlık Hz.İsa ile başlar. Kutsal Kitapları İncil’dir.  Hıristiyanlık zamanla mezheplere bölünür. Hıristiyanlığın en güçlü mezhebi Katolikliktir ve Hıristiyanlığın çıkışı ile var olduğu kabul edilir. Roma Katoliklerin merkezidir. Bir de Ortodokslar vardır. Katolik kilisesi içindeki tartışmalar sonucu 1054’te Ortodokslar ayrı bir mezhep olmuştur. Ve Hıristiyanlığın üçüncü önemli mezhebi Protestanlık Almanya’da 1517’de Martin LUTHER ile ortaya çıkmıştır.

***

“PROTESTAN” Almanca bir kelimedir. Protesto, itiraz, başkaldıran anlamlarına gelir. M.Luther  31 Ekim 1517’de Wittenberg Kilisesinin (Almanya) duvarına Katolik Kilisesinin yanlışlarını gösterir 95 maddelik bir itiraz metnini asar. İşte böylece Protestanlık hareketi başlamış olur. Luther’in düşünceleri Katolik Avrupa’da geniş yankı uyandırır ve kısa zamanda büyük taraftar bulur. Protestanlık Mezhebi daha sonra üç yoruma ayrılır: Lutheryanizm, Kalvinizm, Anglikanizm. Hatta bu alt kollar farklı yorumlarla on alt ekole daha ayrılmıştır.

Şimdi, Protestanlığın doğuşu ile birlikte Osmanlı Devletinin bu durum karşısındaki siyasetine bakalım.

***

TOPKAPI SARAYI Müzesi Arşivi’nde Kanuni Sultan Süleyman’a sunulan bir Osmanlı casus (casus olan kişi bir tacirdir. İsmi Dhuka’dır. Bu casus 1529 ila 1531 arasını raporlamıştır) raporunda şöyle der: “Martin Luther adında biri kendiliğinden bir din kurup (uydurup, ortaya çıkarıp) alçak İspanya’nın batı taraflarında muhalefet edip ve 30 bin asker toplayıp İspanyollarla savaşmış…” (Prof.H.İnalcık, Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet, İş.Bank.Y.,s.185-186). Osmanlı İmparatorluğu istihbarat teşkilatı vasıtasıyla bu şekilde bilgileri temin ederek Avrupa’da yaşanan dini bölünmeden ve bu bölünme sonrasında ortaya çıkan kargaşadan haberdardır.  

***

KANUNİ’nin 1529 Viyana kuşatması Avrupa’yı derinden sarsmıştır. Özellikle Almanya bu Osmanlı akınlarından ürkerek Protestan beylere yani Luthercilere birçok ödün vermiştir. Almanya’da “Türk korkusu” (Türkenfurcht) bir gerçekti; Bir Osmanlı istilası yakın bir tehlike olarak hissediliyordu. Almanya’da Osmanlı tehlikesine karşı Türk çanı (Türckenglocken) ve Türk vergisi ihdas olundu (H.İnalcık, s.187). Hatta Almanya’da çıkan ilk gazetede (Newe Zeitung) yazar şöyle der: “Hıristiyan dünyası için kudretli sultana boyun eğmek ve haraç ödemek en iyi yoldur, adaletle ve âlicenaplıkla bizi idare etmesine güvenebiliriz”. M.Luther ise önceleri Türkler için: “Türke karşı direnme Tanrı’nın iradesine karşı gelmektir” diyordu (H.İnalcık, s.187-188).

***

PROTESTANLIK Avrupa’da Osmanlıların egemen olduğu bölgelerde himaye görüyor ve hızla yayılıyordu. Lutherci vaizler Osmanlı Macaristan’ına rahatça gidip yeni mezhebi yayıyorlardı. Bu arada Katolikler Protestanlara çok büyük düşman gözüyle bakıyor ve onların Hıristiyanlık için Türklerden daha kötü olduklarını söylüyorlardı (H.İnalcık, s.189). Tabii olarak Hıristiyan dünyasının bölünmesi karşısında Osmanlı ince bir dış politika izliyor ve Protestanlık mezhebinin güçlü Katolik Kilisesine karşı yayılmasını destekliyordu.

***

AVRUPA’da ortaya çıkan Protestanlık ile Otuz Yıl Savaşları olarak bilinen (Katolik-Orodoks ve Prtotestanlar arasındaki) mezhep savaşlarının (1618-1648) fitili ateşlenmiştir. Bu savaşların olduğu dönem Osmanlı’nın gücünün zayıfladığı bir döneme rastlar. Avrupa’daki bu savaş ortamı Osmanlı için bulunmaz bir nimet olmuştur. Çünkü, içerde birbirini yiyen Avrupa devletleri bir araya gelerek Osmanlı’ya karşı tehdit oluşturacak konumda olamamışlardır.

***

KATOLİK ve ORTODOKS kiliselerinin bölünmesi sonucu ortaya çıkan Protestanlık ve sonrasında yaşanan mezhep savaşları tarihi bir vakadır. İşte bu tarihi vakadan İslam dünyası olarak ders almamız gerekir. Tarih tekerrür eder ve ediyor. Yani 500 yıl önce Avrupa’da ecdadımızın başarılı bir şekilde uyguladığı politikalar bugün İslam dünyasında bize karşı uygulanıyor. Bu durumu iyi düşünüp ona göre hareket etmemiz gerekir.

Sonsöz olarak bir çatı altında yaşayan büyük bir aile olduğumuzu ve çatı çökerse hepimizin bu çatının altında kalacağımızı unutmayalım. Ortak yönlerimizi öne çıkararak vatan şemsiyesi altında nice bin yılları bu topraklarda huzurla ve barış içinde yaşamamız ümidiyle…

Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sigorta uyuşmazlığı başvuruları en fazla İstanbul'dan
Sigorta uyuşmazlığı başvuruları en fazla İstanbul'dan
Maliye Bakanı Ağbal'dan döviz yorumu
Maliye Bakanı Ağbal'dan döviz yorumu