DÜNYA’DA ÜZERİNE KAR DÜŞEN TEK ÇAY: RİZE ÇAYI Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

DÜNYA’DA ÜZERİNE KAR DÜŞEN TEK ÇAY: RİZE ÇAYI Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

DÜNYA’DA ÜZERİNE KAR DÜŞEN TEK ÇAY: RİZE ÇAYI Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı

DÜNYA’DA ÜZERİNE KAR DÜŞEN TEK ÇAY: RİZE ÇAYI Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı
DÜNYA’DA ÜZERİNE KAR DÜŞEN TEK ÇAY: RİZE ÇAYI Erkan HACIFAZLIOĞLU yazdı admin

Çay bitkisinin ilk olarak MÖ 5000’li yıllarda Çin’de ortaya çıktığı kaydedilir. Çay, yağışın bol ve iklimin sıcak olduğu bölgelerde yetiştirilir. Ülkemizin yanı sıra Hindistan, Çin, Sri Lanka, Endonezya, Kenya, Japonya gibi 30’a yakın ülkede çay tarımı yapılmaktadır.

***

Ülkemizde çay bitkisi ilk olarak Bursa’da 1888 yılında denenir ancak üretim için iklim elverişli değildir. Daha sonra Halkalı Ziraat Okulu hocalarından Ali Rıza Erten 1917 yılında Batum ve Kafkasya’da yaptığı incelemeleri bir rapor haline getirerek Devlet Erkânına sunar. Ancak dönemin savaş koşulları nedeniyle rapor dikkate alınmaz. Ali Rıza Erten’in hazırlamış olduğu bu rapora göre; çay üreten ülkelerle aynı iklim kuşağında bulunan Rize’de çayın yetiştirilebileceği kaydedilmiştir.

Tarih 29 Ekim 1923, Cumhuriyet ilan edilir. Yaklaşık 3 ay sonra ise 6 Şubat 1924’te Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında; Fındık, Portakal, Limon, Mandalina, Çay Yetiştirilmesi Hakkında Kanun” çıkarılır. Bu Kanunla çay üretimi başlar. Çay üretiminin başına Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin getirilir. 1937 yılına kadar çay üretiminde kayda değer bir gelişme olmaz. 1937, 1939 ve 1940’lı yıllarda Batum’dan tonlarca çay tohumu alınır. İşte bu hamle çay tarımının yaygınlaşmasını sağlar. 29 Mart 1940 tarihinde de “Çay Kanunu” çıkarılır ve çay ekimi teşviklerle desteklenir.   

***

1939 yılına kadar üretilen çaylar ilkel koşullarda elle işlenirdi. Üretimin artmasıyla birlikte yeni tesislere ihtiyaç duyulur. Böylece ilk çay işleme atölyesi Rize Merkez Fidanlığı’nda kurulur. Peşinden 1941 yılında Gündoğdu ve Uzunkaya Çay Atölyeleri, 1942’de ise Çayeli Atölyesi açılır.

Yıllar geçtikçe atölyeler yetersiz kalır. 1946 yılında çay üretimi ve satışı ile ilgili işler Devlet Ziraat İşleri Kurumu’na devredilir. Bu kurum 1947 yılında ilk modern çay fabrikasını Rize Fener Mahallesi’nde kurar.  Daha sonra bu fabrikanın adı Zihni Derin Çay Fabrikası olur. 1950’ye gelindiğinde yaş çayın tarım işlerini Tarım Bakanlığı, alınması, işlenmesi ve pazarlamasını ise Gümrük ve Tekel Bakanlığı yürütmeye başlar.

***

1970’li yıllara doğru çay tarımı daha da yaygınlaşır. Artık bir kurumsal yapıya dönüşme zamanı gelir. 6 Aralık 1971 tarihinde çıkarılan kanun ile Çay Kurumu” adında yeni bir kurum kurulur ve tüm yetkiler bu kuruma verilir. Yaklaşık 15 yıl sonra da 8 Haziran 1984 tarihinde çıkarılan KHK ile Çay Kurumu, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü adı altında yeniden yapılandırılır. 4 Aralık 1984 tarihi ise çay tarımı için milat bir tarihtir. Bu tarihte çıkarılan kanun ile artık çay alım, satım ve pazarlamasını özel sektörün de yapabilmesine imkân sağlanır.

Çay üretimi 90 yıl içinde Rize ve ülkemize büyük ekonomik girdiler sağlar. Ayrıca çay, beslenme alışkanlıklarımız içinde vazgeçilmez bir içecek olarak yerini alır. Dünya’da çay tüketen ülkeler arasında ilk sıralardayız. Yapılan istatistiğe göre ülkemizde bir kişi yılda ortalama 1.250 bardak çay içmektedir.

***

Çay üreten ülkeler arasında kışın çay bitkisinin üzerine kar düşen tek ülke bizim ülkemizdir. Üzerine kar düşmekte ne demek demeyin! Bakın bizim çayı diğer ülkelerin çayından farklı kılan bu özellik nelere kadirdir?

Dünya’da genelde 12 ay çay tarımı yapılmaktadır. Ancak bizim ülkemizde çay tarımının yapıldığı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kışın kar yağışının olması nedeniyle çay tarımı yoktur. Çayımızın üzerine kışın kar düşmesi sonucu çay bitkisinde zararlı böcekler üreyememektedir. Çay üretimi yapan ve kışın kar yağmayan ülkelerde çayın üstünde 60-70 çeşit zararlı böcek üremektedir. Bu böceklerin çaya zarar vermemesi için hasattan 10-15 gün önce kimyasal ilaçlama yapılmaktadır. İşte bu kimyasallar yaş çaya bulaşmakta ve uzun vadede sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Ülkemize yasadışı yollardan sokulan ve “kaçak çay” olarak adlandırılan çayların bilimsel tahlilleri sonucu sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiştir. Sağlığımızı düşünüyorsak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde üretilen çaylardan başka çay tercih etmemeliyiz.

Sonsöz olarak, çay çok kez yazıldı, konuşuldu. Evet, yazılması da konuşulması da gerekli. Çocukluğum ve gençliğim çay tarlalarında geçti. Çay üretilirken çekilen çile demli bir bardağa bırakılan keyifle gider. Bu keyif üreten ve tüketen içinde aynıdır. Herkesin sabah kahvaltısında ki ortak paydasıdır çay. Demliği ocağa koyarak başlar gün. Ve gün içinde de hep yanımızdadır O.

Erkan HACIFAZLIOĞLU Kimdir? Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladı.  Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu. Aynı Üniversitede Siyaset Bilimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans yaparak “Siyaset Bilim Uzmanı” unvanını aldı. Yine aynı Üniversitede Yönetim Bilimi kürsüsünde doktora çalışmasında bulundu.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
önder izmirlioğlu     2017-05-15 Severek içiyoruz tabii. Hiç bilmediğim bir özellikti kış meselesi
önder izmirlioğlu     2017-05-15 Severek içiyoruz tabii. Hiç bilmediğim bir özellikti kış meselesi
ali görmüş     2017-05-15 çok güzel olmuş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Özel güvenliklere 'uzun namlulu' silah izni
Özel güvenliklere 'uzun namlulu' silah izni
MHP Lideri Bahçeli'den bayram mesajı
MHP Lideri Bahçeli'den bayram mesajı